Genel anestezi ile diş çekimi artık yaygın olarak kullanılıyor ancak 2 yaş altı bebekler için bazı sorunlar barındırıyor. Yazımda 21 aylık olan oğlumun dişlerinde bu noktaya nasıl geldiğimizi, süreç içinde yaşadıklarımızı, başlangıçta yaptığımız hataları ve şu anda hangi kararları aldığımızı anlattım. Gelişmeler oldukça yazıma ekleme yapacağım.
Zor günler geçirdik ve hala geçiriyoruz. Bu dönemde bizim durumumuzda olanları internetten çok aradık ama bulamadık. Yazım inşallah bu eksikliği bir nebze kapatır. İki tane çocuk diş hekimine gittik, bir tanesinde karar kıldık. Şu anda her ay diş kontrolümüz var.
Blogumda “İştahsız bebek ile nasıl mücadele edilir” isimli yazımda 1 yaşımda 11 dişi olan bebeğimden bahsetmiştim. Maalesef bizi ağzına yaklaştırmayan bebeğimizi ağlatmamak adına, dişlerini fırçalamadık ve bizim yüzümüzden şu anda öndeki 4 dişi tamamen çürük / eridi. Azı dişlerinde de ufak çürükler var ve henüz 21 aylığız. Tüm süt dişlerimiz 16 aylıkken tamamlandı.
Yazı İçeriği
Hatalarımız: Ağlıyor diye dişlerini temizlemedik
Oğlum o kadar hızlı ve erken diş çıkardı ki, sürekli eli ağzında, ağzı salyalı ve huzursuzdu. Diş çıkarma sancılarımız 4 aylıkken başladı, 6 aylıkken 6 dişi, 7 aylıkken 7 dişi, 1 yaşında 11 dişi vardı.
Diş sancılarını dindirmek için basit bir TETAGİL toz sürmek bile büyük işkenceye dönüyordu. Diş fırçalamak için çok gayret ettik, gazlı bezle silmeye çalıştık, evimizdeki “Teddy Bear” ile diş fırçalama seansları yaptık, ailecek fırçaladık şimdi sıra sende dedik, eline diş fırçaları verdik, sırf oynaması için küçük yumuşak uçlu fırçalardan aldık, 5-6 çeşit diş fırçası denedik, diş fırçalama ile ilgili videolar bulup seyrettirdik, müzikli diş fırçalama kitabı aldık, aylarca dinlettik, okuduk, sürekli bu konuda konuştuk” ama yok, başaramadık işte.
etrafta bu aylarda diş fırçalamayan onlarca aileye bakıp, “anlayacağı zamana kadar fırçalamasa da olur, konuşmayı sökmesine az kaldı” dedik. Dedik de dedik, elimize fırça alıp oğlumun dişlerini ağlasa da adam gibi fırçalayamadık işte.
Yaptığımız hatayı her gün eşimle birbirimize itiraf ediyoruz. Çocuğumuz bizi ağzına yaklaştırmıyordu ve çok ağlıyordu, biz ise ona acıyıp dişlerini fırçalamaktan veya gazlı bezle silmekten kaçınıyorduk. Oysa ağlasa da 12. ayından itibaren dişlerini fırçalasaydık şu anda oğlumun öndeki 4 dişi sağlam olacaktı ve biz şu anda genel anestezi ile diş çekimi baskısı ve stresi yaşamayacaktık.
Şu da var. Gittiğimiz iki pedodonti uzmanı da çürüklerin nedeni olarak anne sütünü gösterdi. Hatta ilk gittiğimiz doktor, “anne sütü çok şekerlidir, gece de emiyorsa dişleri çürütür” dedi. Annesi olarak oğlumun dişlerinin anne sütü nedeniyle çürüdüğüne inanmıyorum. İlla ki etkisi olmuştur, memede uyuduğunda bazen ağzında süt kalıyordu ama genel olarak gece emmeyen yattığında sabah kalkan bir çocuk.
Benim gözlemlerime göre demir ilacını 18 damla verip iyice sindirsin diye ağzına limon sıktığımız o 7 aylık süreçte dişleri çürüdü. O dönem demir ilacından sonra muhakkak dişlerini fırçalamalıydık. İlacın yaptığı lekeler nedeniyle de çürükleri göremedik. Şimdiki aklım olsa demir ilacı yerine ağlasa da pekmez verirdim. Pekmezin daha iyi sindirildiğine dair bilimsel çalışmalar var ama ben çok geç okudum maalesef.
Çocuk diş hekimlerine “pedodonti uzmanı” da deniyor. Fissür, çıkan dişlere yapılan koruyucu dolgu demek.
Genel anestezi ile diş çekimi nasıl oluyor?
Öncelikle salgın döneminde olduğumuz için anestezi gerektiren tüm testlerde PCR testi isteniyor. Bu test 2 yaş altı bebekler için tehlikeli olabilir. An az anestezi kadar korktuğumuz bir durum bu.
Sonra bekleme odasında damar açıp sersemleştirici bir ilaç veriyorlarmış, benim kucağımdan alıp ameliyathaneye götürüyorlarmış. İşlemler bitince de kucağıma getirip kucağımda uyanmasını sağlıyorlarmış. Böylece çocuk birşey hatırlamıyormuş, benden ayrı kaldığını hissetmiyormuş.
Ameliyat sırasında olabilecek en hızlı şekilde tüm dolgu ve çekimler yapılıyormuş.
Ameliyat yaklaşık 1 saat sürer dedi iki doktor da. Belki bizde 7 tane sorunlu diş olduğu içindir. Bir de fissür (koruyucu dolgu) istedik, o da süreyi artırıyor.
Aldığımız karar
İlk gittiğimiz pedodonti doktoru
Önce internetteki öneriler üzerine Diş Hekimi Merve Ataş Demir’in yolunu tuttuk.

Oğlum kucağımdayken mecburen hızlıca dişlerine baktı, oğlumla neredeyse hiç iletişim kuramadığı için oğlum çok ama çok ağladı. Bir de eldivenli elleriyle ön dişlerine dokununca çığlığı bastı. Herhangi bir alet vs kullanmadı, röntgen çekmek istemedi (röntgen için çok küçük dedi), öndeki 4 dişin acilen çekilmesi gerektiğini, arkadaki azılardan 3 tanesinde küçük çürükler olduğunu söyledi. Derinliklerini bilmiyorum dedi, ameliyat sırasında derin bir çürük varsa temizlerim tabii dedi.
Merve hanım ayrıca hemen antibiyotik başlamamız gerektiğini, ön dişlerdeki sinirlerin açık olduğunu, birkaç gün sonra diş etleri şiş olarak ona geleceğimizi düşündüğünü de ekledi. Çok korktuk. Ona hemen güvendik. Genel anestezi ile diş çekimi önerdi, sedasyon önermedi, Biri hastane biri diş kliniğinde ameliyat seçenekleri sundu. PCR istemediğimiz için diş kliniğini tercih ettik, hemen iki gün sonraya oradan randevu aldı ve oranın anestezi uzmanı sizi arayacak dedi.
Aynı günün akşamı bize önerilen diş kliğinin anestezi uzmanı beni aradı ve böyle bir operasyonun çalıştığı yerde olmasına izin vermeyeceğini söyledi. Oğlumun yaşından ziyade kilosuyla ilgilendi, en az 20-25 kilo olması lazım ki ben burada yapabileyim dedi. Genel anestezi ile diş çekimi ve dolgu işlemlerinin tam teşekküllü hastanede olmak zorunda olduğunu söyledi.
Sonra Merve hanım eşimi aramış ve diş kliğini olmadı, hastaneyi arayayım mı demiş, eşim de başka bir doktora daha gideceğimizi söylemiş kendisine. Karar büyük olunca sanırım kim olsa bizim yaptığımızı yapardı.
Her ne kadar Merve hanımın mesleki bilgisinden etkilenmiş olsak da, oğlumla daha iyi iletişim kuran ikinci doktorla devam etmeye karar verdik. Yani lütfen yukarıda yazdıklarımdan Merve hanımın kötü bir doktor olduğunu çıkarmayın. Belki o gün çok yorgundu bilemiyorum. Bize uymadı diyelim.
İkinci gittiğimiz pedodonti doktoru
Normalde 20 gün sonrasına randevu almıştım ama çocuk doktorumuz kendisini tanıdığı için (ilk o önermişti zaten) Melike hanımı aramış ve randevu birkaç gün sonraya alındı.
İkinci randevumuza gitmeden önce detaylı bir kan tahlili yaptırdık. Hani genel anestezi ile diş çekimi işlemi olursa diye. Çocuk doktorumuz küçük bir enfeksiyon var ama kana geçmemiş, henüz antibiyotik vermiyorum, Melike hanımla da görüşüp öyle karar veririz dedi.
Elimizde tahlillerle Melike hanımın muayenehanesine 20 dakika erken gittik. Sekreter bizi almadı, içeride hasta var dedi. Dışarıda yakınlardaki bir kafeye gittik biz de. İyi de oldu, oğlum portakal suyu içti, krem peynirli poğaça yedi biraz.
Melike hanım, yeşil bir dinazorun dişlerini fırçalayarak işe başladı. Uzunca bir süre oğlumun sakinleşmesini ve ona güvenmesini sağlamaya çalıştı, sonra da ayna ile tüm dişlerine dikkatlice bakıp sert olup olmadıkların başka bir aletle test etti. Ayrıca dört kez elindeki aletle sabah yedirdiğimiz poğaçanın kalıntılarını temizledi. Ara verip bizimle konuştu ve röntgen çekmemiz lazım dedi. Röntgen de çekildi ve bize bilgisayarda büyütülmüş röntgen üzerinden durumu anlattı. Antibiyotik vermiyorum ama sinir uçları açık, gıda artığı kalırsa ağrı yapar dedi. Randevu bitiminde son kez koltuğa oturduk ve sağlam dişlere FLOR uygulaması yaptı.
Flor uygulaması her 3 ayda bir kendisi tarafından yapılacak, 2 ayda bir de kontrollerimiz var yani ilk ay hariç her ay oradayız.
Bu dönemde tüm hastanelerin her türlü ameliyatta PCR testi istediğini söyledi. Ben Portekiz’de bu testlerin temyiz mahkemesince sakıncalı bulunduğunu, çok güvenilir olmadığını ve bir vakada test sırasında hareket eden bir bebekte test çubuğunun kırıldığını ve bebeğin vefat ettiğini söyledim, böyle bir vaka var ve bu bizim bildiğimiz. Milyarda bir bile olsa bu testi yaptırmak istemiyoruz dedim. Eşim genel anesteziyi son çare olarak gördüğümüzü, anestezi doktorunun çocuk 20-25 kiloya gelmeden çok çok gerekli değilse genel anesteziyi önermediğini anlattı (aslında adam diş kliniğinde önermediğini, tam teşekküllü ve bolca doktorun olduğu bir hastanede yapılmalı, burada yapılacaksa çok çok hayati bir durum olmalı demişti). Ayrıca böbrek rahatsızlığını (pelvikali ektazi grade 2) da söyledim. Melike hanım hemen duruma adapte olup o zaman geciktirebildiğimiz kadar geciktireceğiz dedi.
Aynı bir önceki doktor gibi biberon çürüğünün anne sütünden kaynaklandığını söyledi ancak ne hikmetse çürük önlemek için tamamen süt içerikli bir krem verdi (sütün iyileştirici bir etkisi varmış). Günde 2 kez fırçalama yeterli dedi. Gece uyumadan önce emdikten hemen sonraki 10 dakika içinde oğlumun ağzını gazlı bezle silmemi ve nohut tanesi büyüklüğünde krem alıp bunu dişlerine sürmemi istedi. Ben de yaparım dedim ancak sorun şu kremi İzmir’de bulamadık, internette de hep stokları bitmiş. 40 gram krem hepsiburada sitesinde 500 lira, normal fiyatı 200 lira. Öyle ya da böyle alacağız kremi (tooth mousse).
Kanal tedavisi hakkında da konuştuk, birkaç kez daha anesteziye girmesi gerekebilir dedi. Ondan hemen vazgeçtik, geciktirebildiğimiz kadar geciktirip son çare olarak çekim yapılmasına karar verdik. Diğer doktor gibi bu doktor da sedasyonu önermiyor, bir damla bile yutarsa tehlikeli diyor. Genel anestezi için ise PCR testi istemememiz nedeniyle en azından pandemi bitimine kadar dişleri koruyalım dedi. Şimdilik antibiyotik vermediğini ama gece uyutmayan ağrılar olursa dönem dönem antibiyotik kullanabileceğimizi söyledi
Muayenehanesinde çocuklar için oyun alanı yoktu ama bir tahta vardı, Oğlum durur mu direkt daldı tahtaya, bir şeyler çizdik sildik tekrar çizdik. Tuvaletler de rengarenkti, Oğlum genel anlamda sevdi aslında doktoru. Eşim son çare olarak radikal bir şekilde biz tutarız siz dişlerini çekersiniz dedi, doktorda bu çok travmatik olur, bir daha buranın önünden geçmek istemez dedi. Ben de doktoru onayladım. Allahtan hemen o anda çekim söz konusu olmadığı için eşim ısrar etmedi ancak bu şekilde bir çekime ben de karşıyım. Şu anda Allaha dua etmekten başka bir çaremiz yok.
Tedaviyi geciktirme süreci için deneme ihtimalimiz olan bitkiler
Aşağıdaki seçenekleri henüz derinlemesine araştırmadım, bilimsel kaynak göstermeden yazılmış pek çok internet yazısında okuduğum için buraya ekliyorum. Bunlardan sadece karanfil yağını kullanıyoruz, geceleri dişlerini fırçaladıktan sonra 1 damla kadar dişlerin üstüne sürüyoruz, bence iyi geliyor.
İnternette diş iltihapları ve ağrıları için yapılan öneriler
PROBOLİS: Dünyada hastalanmayan tek hayvan olan arıların ürettiği probolis 20 dakika çiğnenip yutulacak, haftada 2 defa, kesin çözüm deniyor. Bebeğim 21 aylık olduğu için bize uygun değil. Ancak sonradan başka bir kaynaklarda Propolisin 1 yaşından itibaren çocuklarda kullanılabileceğini okudum. Biz kullanmadık ama propolisin diş sağlığıyla ilişkisini muhakkak araştırın.
PAPATYA: Antiinflamatuar ve antiseptik özelliği bulunan papatyanın ya çayı içiliyor ya da çayıyla gargara yapılıyor. Her zamanki gibi doz çalışması yok. Bize uygun değil.
KARABAŞ OTU: iltihabı 8 günde anlamlı şekilde azaltıyormuş, sanırım çayı içiliyor, araştırmadım henüz.
KARANFİL YAĞI – KULLANIYORUZ: diş etine iyi geliyor, ağrı da varsa karabiber eklenerek diş etlerine sürülürse daha etkili oluyormuş. özellikle şişmiş diş etleri için çok etkiliymiş. Bebeklerde Karanfil Yağı isimli yazımı okuyabilirsiniz.
ALOE VERA: içindeki jel ağızda 2-3 dakika bekletilip yıkanıyor, 1 haftada iltihabı iyileştirebiliyormuş, denemek lazım, en kötü ağız kokusunu giderebilir ancak şu anda bize uygun değil. Annem aloe vera yetiştirdiği için ileride deneriz.
Ayrıca adaçayı yapraklarıyla veya nane yapraklarıyla diş ve diş etlerini ovalama da iltihaba iyi geliyormuş bebeklere göre değil.
Son kısımları kendim için yazdım, genel anestezi ile diş çekimi hakkında değil, görmezden gelebilirsiniz.
Güncelleme: Üzerinden 10 ay geçti, hala antibiyotik kullanmadık. Günde iki kez fırçalıyoruz ve her fırçalamadan sonra gümüş suyu sıkıyoruz. Son iki kontrolde arka dişlerde çürük olmadığı sadece renklenme olduğu söylendi. Aylarca 7 çürük var sandık, sadece öndeki 4 dişi hala çürük. Bir ara dişlerin üzerinde beyaz bir tabaka oldu ve acaba iyileşiyor mu diye umutlandık ama bu aralar yine dişleri ağrıyor. 2,5 yaşından beri yine diş çıkarıyor, arka dişlerde bir tanesi patladı, 3 tane daha yeni diş geliyor. Verilen o pahalı süt kremini hala hiç kullanamadık.
Güncelleme: Ekim 2021’de sedasyon yöntemiyle ön 4 dişini çektirdik. PCR testi yaptırdık.