Fitre ve zekat vermek hepimizin boynunun borcu. Her yıl olduğu gibi bu Ramazan’da fitre ve zekatımı vermek için güvenilir dernek veya kurumlar arıyorum. Kurban bayramları nispeten kolay çünkü yıllardır Manisa Turgutlu Aşevine veriyoruz, kurbanımızı gözümüzün önünde kesiyorlar, oraya teslim edip makbuzumu alıp çıkıyoruz ama Ramazan bayramı sonrası para vermek gerekiyor ve suistimal edilmeden yardım edeceğimiz yerleri tespit etmek çok zor oluyor.
Şimdi maddi sorunu olanlar “etraf fakir dolu, onlara neden vermiyorsun” diyecek. Hayır, benim etrafım fakir dolu değil, tanıdığımız hemen herkes kendi evinde oturuyor. Bir şekilde maddi sorunlar yaşayanlarla aynı ortamda olamıyoruz veya bu kişiler karşımıza çıkmıyor.
İnternette günlerdir yardım derneklerini araştırıyorum, bir yanım Haluk Levent’in Ahbap derneğine ver bu sene diyor, diğer yanım açlıktan ölçmek üzere olan çocukları kurtaracak derneklere yöneliyor, başka bir yanım da “ver Turgutlu aşevine için rahat etsin” diyor. Ancak neredeyse her sene hep aynı yere vermektense biraz farklı yerlere de uzanmak istedim bu sene. Kurbanlarımızı vereceğimiz yer belli ama fitre ve zekat vereceğimiz yerler karışık hala.
Aslında üstüme düşen zekatın önemli bir kısmını Sınır Tanımayan Doktorlar isimli örgüte vermek istiyorum, eşim bu kadar güveniyorsan ben de oraya verebilirim dedi. Sorumluluğum daha da arttı. Benim için verdiğim paranın gerçekten ihtiyaç sahibine gitmesi çok ama çok önemli. Eminim herkes için öyledir. Mesela ben asla kurbanımı para isteyen bir kuruma bağışlamam. Kurbanın kesildiğini görmem, mümkünse kesilirken etrafta olmam lazım.
İncelemeye aldığım yaklaşık 20 dernekten en dikkat çekenleri:
Yeryüzü doktorları: Bu derneğin aç çocukları doyurmakla ilgili ilanlarından çok etkilenmiş olsam da web sitelerine baktığımda açıklamaların çok kısıtlı olduğunu ve bilgi vermeden vurucu fotoğraflarla direkt bağış istendiğini gördüm. Anladığım kadarıyla sadece Müslüman ülkelere yardım ediyorlar. Bu güzel bir şey ancak şikayet sitelerindeki ciddi ithamlara cevap bile yazmamışlar. Örneğin Türkiye’de bir kadın dernek üzerinden çocuğunu tedavi ettirirken tedavinin aniden kesildiğini yazmış ve mağdur olmuş. Buna cevap yazmamışlar. Başka birisi 140 lira bağış yaptığı halde 50 liralık dekont aldığını yazmış, buna da cevap yazmamışlar. İkinci yazdığım bence çok ama çok önemli. Kendi adıma bu derneğe yardım yapmaktan vazgeçtim. Ayrıca Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişim var, neye göre kime yardım ettiklerini anlamadım.
Sınır tanımayan doktorlar: Yeryüzü doktorları derneğine cidden ciddi bir bağış yapacaktım, dernek hakkında saatlerce okuma / araştırma yaptıktan sonra aklıma bir anda 99 Marmara Depreminde isimlerini duyduğum “sınır tanımayan doktorlar” geldi. Açıkçası dernek olduklarını bile bilmiyordum. Yeryüzü doktorları ile sınır tanımayan doktorları basitçe kıyaslamak istedim.

Bu dernek oldukça kurumsallaşmış ve bütçesi daha şeffaf. Gelirlerini nerelere harcadıklarını, ne kadar paraları olduğunu basına açıklıyorlar. Örneğin 2017 yılında 6,1 milyon kişi bağış yapmış ve toplanan meblağ derneğin gelirlerinin %90’ından fazlasını oluşturmuş. Ülkelerden toplam bütçelerinin %20’sinden fazla fon kabul etmiyorlar çünkü ırk, dil, cinsiyet vs ayrım yapmak istemiyorlar (bu çok önemli bence, 2018’de ülkelerden aldıkları para, toplam bütçelerinin %2’si olmuş). Bireysel başvurulara cevap vermiyorlar sadece bir bölgede kriz varsa ilgileniyorlar. Çalışanlarından en az 2 yıllık iş tecrübesi istiyorlar, belirli branşlardan doktorlara ağırlık veriyorlar, yapacağınız bağışın kabaca ne işe yarayacağını yazıyorlar. Açıkça beyan ettikleri bir şey de “verdiğimiz her bir doların 88 centinin direkt ihtiyaç sahibine gittiği” yani yapacağımız bağışın %88’i direkt ihtiyaç sahibine gidecek. Örneğin ayda 15 dolar düzenli bağış yaparsanız 17 bebek malarya hastalığından sizin sayenizde kurtuluyor, Ayda 30 dolar bağış yaparsanız bir bebeği açlıktan kurtarıp bebeğin 1 aylık yemeğini ödüyorsunuz. Verdiğiniz paranın karşılığını ellerinden geldiğince anlatmaya çalışmışlar sitelerinde.

Ahbap Derneği: Haluk Levent çok sevdiğim Atatürkçü bir sanatçı. Onunla taa 1995 yılında Marmariste bir otelde resepsiyonist iken tanışmıştım. Gece vardiyasında çalışıyordum, öğrenciydim, sanatçıların bazıları paralarını ödemeden erkenden giderdi, bir tanesi yüzünden maaşımdan kesinti olmuştu. Haluk Levent’in ödemediğini sanıp gece gece resepsiyona inmesini istemiştim ve daha o asansördeyken aslında tüm hesaplarını kapattığını fark ettim. Gelince çok utandım hemen indi çünkü. Özür diledim, sorun değil olur böyle şeyler dedi ve biraz sohbet etmiştik. O gün bugündür kendisine insan olarak saygı duyarım. Ancak amatör ruhla yaptığı dernek, benim titiz ve sorgulayıcı kriterlerimi henüz tam karşılamıyor. Kafam karışmadı değil, belki daha sonra bağışçısı olurum. Somut bir örnek vereyim. Cumhurbaşkanı sınırlarımızı açtık diyor, binlerce insan Türkiye’den kaçmak için sınır kapılarına koşuyor, tabii mağdur olan çocuklar var, Haluk Levent bakıyor ve “baktım şu kadar paramız var, sınırdaki mültecilere yardım ettim” diyor. Yaptığı şeyi asla eleştirmiyorum, bence çok güzel ve yerinde bir yardımdı, ancak o dernekte kararları tek başına alması hoşuma gitmedi. Bu bana demokratik gelmedi. Yarın kafasına göre hiç tasvip etmediğim birisi için ya tüm parayı harcarsa? Öncelikleri neye göre belirleniyor bu derneğin? Haluk Levent’in vicdanı mı?
Unicef: Gelirlerinin %60’ından fazlası Birleşmiş Milletlerden geldiği için, yöneticileri lüks yaşadığı için ve sitelerini yeterince şeffaf bulmadığım için şimdilik es geçiyorum. Binlerce ücretsiz ve özveriyle çalışan gönüllüsü var, bağış yaparsam o fedakar Unicef gönüllüleri için yaparım ama nedense sitede yazıkları şeyleri %100 yapacaklarmış gibi gelmiyor. Sadece his.
Lösev ve Darüşşafaka Cemiyeti: Bu iki kurumu kurban bağışları için yaptığım araştırmalardan biliyorum. Bana ihtiyaçları varmış gibi gelmedi. Lösev zaten kurban kabul etmiyordu, direkt para yardımı alıyoruz dediler. Darüşşafaka da öyle. Destekçileri çok ve para verdiğimizde hangi damla olacağımızı bilemediğim için şimdilik onları da es geçtim. İkisine de çok saygı duyduğumu belirtmek isterim.
Sonuç olarak bu sene fitre ve zekat verecek yer arayışım bitti
İki kuruş paran var, amma sorgulamışsın diye düşünenler için bir iki şey yazmak istiyorum. Benim için verdiğim kurbanın, sadakanın, fitre ve zekat gibi dini yardımların nereye gittiği çok önemli. Vermek sorun değil, öyle yerler var ki verdiğiniz paranın neredeyse tamamı derneğin ve yardım toplayan kuruluşun işletme maliyetlerine gidiyor. Büyük derneklere yöneliyorsunuz bu sefer de ülkelerin bu derneklere fon sağladığını görüyorsunuz, bu ne demek, en çok fon veren yani en çok para veren ülkenin istediği yerlere yardım götürmek demek.
Peygamberimiz önce yakınlardan başlayıp çemberi büyütmemiz söylemiş. Sitemizde maddi durumu kötü olan veya işten çıkarıldığı için mağdur olan varsa da bilmemiz mümkün değil. Bilsek zaten bir gece kapılarına kolileri yığar, para da bırakırız ama öyle bir tanıdığımız yok, duyduğumuz kişi de yok. İkinci sırada akrabalar geliyor, onlarda da verecek kimse yok. Bu yüzden global düşünüyoruz. Değilse popüler derneklere para aktarma gibi bir fantezimiz yok.
Dünyada o kadar çok mağdur insan var ki, hepsine bir derneğin uzanması veya bir kişinin yardım etmesi mümkün değil. Bizler ancak denizde damla olabiliriz. Irkı, vatanı ne olursa olsun açlıktan ağlayan bir bebeği 1 ay doyurabiliyorsam o ay rahat uyurum. Bir de çocuk istismarı trajedisi var. Böyle çocuklara yardım edebilmeyi çok isterdim.
Derneklerle hep yakından ilgilenen biri oldum ancak onca yolsuzluktan sonra Deniz Feneri derneğinin hala bana mail atmasına anlam veremiyorum. 40 çocuğa tecavüzden suçu sabitleşmiş Ensar Vakfının hala açık olmasına anlam veremiyorum ki çocuk tecavüzleri bence en büyük vahşettir (çocuk istismarı deyip geçmeyin dediğim yazımda anlattım). Zibilyon tane dernek var, kaç tanesi şeffaf bir şekilde “senden aldığım paranın şu kadarı şuna, şu kadarı buna gidiyor” diyor. Neden dernekler çalışanların maaşı gibi işletme giderlerinin, yaptıkları yardımların yüzde kaçı olduğunu açıkça söylemez, neden gelirlerini açıkça söylemez? İşte bunun gibi nedenlerle derneklerle olan mesafem hep açık olacak.
Sizler fitre ve zekatlarınızı kimlere veriyorsunuz?
Merhaba ben de aynı arayıştayım. Bakış açılarımızı ve kaygılarımızı çok benzet buldum. Ben bu saydıklarınıza ek olarak Gamze Özçelik’in umuda koşanlar derneğini keşfettim kendimce bağışta bulunuyorum samimi geldi açıkçası ama şunu anladım ki gözümle görmeden elimle Vermeden içim rahat etmeyecek ♀️
bir inceleyeyim bu derneği de. ilk izlenimim güvenilir olduğu yönünde ama bütçe açıklamaları herseyi belirleyecek. Aldıkları paranın yüzde kaçının ihtiyaç sahibine gittiğini ilan edebilen dernekler güvenilir bence. Verdiğimiz paranın yarısı bile gitse yeter. Çoğu dernekte yarısı bile ihtiyaç sahibine gitmiyor, dernek ayakta kalsın diye kullanılıyor