Özel kurumsal anaokulları belki de daha önce duymadığınız bir terim. Kurumsal okuldan kastım, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını sıkı şekilde uygulayan, tatmin edici fiziki olanaklara sahip ve aylık ücreti butik anaokullarının iki veya üç katı olan zengin okullardır. Çoğu kurumsal anaokulu, kendisine ait ilkokul, ortaokul veya liseye sahiptir.

Yazı İçeriği
Özel Kurumsal Anaokulları Neden Bu Kadar Pahalı?
Daha önce üç farklı özel kurumsal anaokuluna oğlumuzu yazdırdık. İki tanesi yaz okulu içindi. Ancak bir tanesine oğlumuzu 1 yıla yakın süre gönderdik. Peki bu bahsettiğim özel kurumsal anaokulları neden bu kadar pahalı?
Geniş ve Bakımlı Bahçeler
Kurumsal denen anaokullarından öncelikle ilk fark edeceğiniz şey geniş bahçeleri. Butik anaokullarında bu kadar geniş ve temiz bir bahçe bulmanız zor.
Temiz Duvarlar ve Sınıflar
Özel kurumsal anaokulları genellikle her yıl binayı badana ettiriyor ve kırık ekipmanları tamir ediyor veya değiştiriyor. Bu açıdan butik anaokullarının okulun genel bakımı açısından özel kurumsal anaokulları ile yarışması imkansız. Butik anaokullarında bir iki istisna dışında genel olarak sararmış, grileşmiş duvarlar gördüm.
Özel Kurumsal Anaokulları Oyuncakları Sıradan
Özel kurumsal anaokullarında çocuğunuza daha iyi, daha pahalı veya daha kaliteli oyuncaklar verilmiyor. Oyuncaklara ve eğitim materyallerine aylık bazda ciddi bir bütçe ayıran ve sürekli oyuncak araştırması yapan bir anne olarak, okul gezisinde ve okul fotoğraflarında gördüğüm oyuncakların sıradan olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Özel kurumsal anaokulu oyuncakları butik anaokullarındaki oyuncaklardan farklı değil. Anaokullarının hepsi hemen hemen aynı veya benzer oyuncakları kullanıyor. Ancak özel kurumsal anaokulları oyuncakları butik anaokullarına göre daha iyi sergiliyor. Örneğin okuldaki belki en pahalı oyuncağı göreceğiniz şekilde bahçeye koyuyor (misal akülü araba) ama sonradan öğreniyorsunuz ki oğlunuz o oyuncakla bir kere bile oynamamış. Veya yılın başında o yıl kullanacakları oyuncakları düz kalemtraşa kadar şık bir şekilde sergiliyorlar.
Kırtasiye Ücretleri Nedense Çok Yüksek
Özel kurumsal anaokulları ciddi bir kırtasiye parası alıyor ancak butik anaokulları aynı malzemeleri nedense yarı fiyatına mal ediyor. Okul lüks görününce, öğretmenler şık olunca kırtasiyeye takılmıyorsunuz, ne isterlerse veriyorsunuz. Tabii kırtasiye yetmiyor. Bir de pahalı okul kitapları var. Ya da her hafta yenisini istedikleri puzzle, kitap vs ek masraflar.
Özel Kurumsal Anaokulları Aldığı Ücret Karşılığında Ne Sunuyor?
Ortalama bir butik anaokuluna kıyasla en az 2 kat para verip üstüne her pazartesi oyuncak günü, her perşembe kitap okuma günü, her cuma puzzle günü diye ek maliyetler ve yok fotoğraf çekimi 400 lira, yok bir masal kahramanı olun diye kostüm parası, yok yıl sonu gösterisi bileti (evet yılsonu gösterisinde 5 kişilik bilet parası ödedik) yok yılsonu gösterisi kıyafet parası adı altında neredeyse her ay toplanan başka masraflar da var.
Peki özel kurumsal anaokulları bunca ödemeden sonra size hangi hizmetleri sunuyor? Hareketli erkek çocuk sahibi bir veli olarak kendi gözlemlerim aşağıdaki gibi:
Çocuğunuzun Mutluluğu – Neredeyse Tamamen Öğretmene Bağlı
Özel kurumsal anaokullarının mutlu ettiği büyük bir kitle var. Bu kitleyi yaratanlar da her okulda bulunan birkaç tane özverili ve iyi anaokulu öğretmeni. Bizim gönderdiğimiz okulda da büyük ihtimalle okuldan memnun büyük bir kitle var çünkü biz de sizler gibi en başta yorumlara ve uzun araştırmalara dayanarak oğlumuzu oraya yazdırmıştık.
Gözlemlerime ve okuduklarıma göre kız çocukları özellikle 3-6 yaş grubunda kurumsal yapıya uyum konusunda hareketli erkek çocuklardan çok daha üstün. Tabii istisnalar kaideyi bozmaz.
Bizim örneğimizdeki gibi hareketli erkek çocuğu ve biraz da üstün zeka belirtileri varsa velinin beklentileri öğretmenin tolerans seviyesi ile yakından ilgili. Çocuğumuz ilk aylarda mutlu iken öğretmenin tolere etme seviyesi düşünce (ikinci dönem başında evlendi veya sınıfa bizden daha çok sevdiği bir velinin çocuğu geldi, nedenini bilmiyoruz) direkt olarak sürekli uyarılan ve diken üstünde okula giden bir çocuğa dönüştü.
Veli ne kadar işbirliği yaparsa yapsın sınıftaki öğretmen çocuğun mutluluğunu belirleyen kişi oluyor. Yönetim ne kadar iyi ve kurumsal olursa olsun öğretmende iş yoksa, bir süre sonra çocuk da etkileniyor. Bu açıdan “iyi öğretmen varlığı” bizim gördüğümüz kurumsal anaokullarında eksikti.
Ortalama Bir Eğitim
Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği bir müfredat var ve ona uygun bir eğitim planlaması yapılıyor. Eğitim işini çok ciddiye alabilirsiniz ama bunu nasıl verdiğiniz çok önemli. Eğer farklı özelliklere sahip öğrencilere (özel eğitim ihtiyacı olanları kastetmiyorum, hareketli sakin vs kişisel özelliklerden bahsediyorum) nasıl eğitim vereceğinizi bilemiyorsanız ya eğitim koordinatörünüzü değiştirin, ya öğretmeninizi değiştirin ya da sınıf içinde öğrenciye özel inovatif fikirler üretin.
Özel kurumsal anaokullarında gördüğüm genel şey, tüm çocukları tek tip gibi algılayıp hepsini aynı kalıba sokmaya çalışmak. O kadar disiplinliler ki, sıra sıra dizilen öğrencilerden biri sıradan çıkınca bu durum hemen veliye şikayet olarak dönüyor. Üst veya alt sınıflarla iletişim sıfır. Bizim gönderdiğimiz okulda öğretmen sınıfın tek hakimiydi. Başka sınıflara gezi veya üst sınıflardan bir abiyle etkileşime izin verme gibi şeyler asla olmazdı. Onlara göre çocuk sınıf içi kurallara uymak zorundaydı.
Yaratıcılık Ölüyor
Oğlum özel kurumsal anaokullarına hiç gitmediğinde tahtada çizerek hikayeler anlatıyor ve gökyüzünü istediği renge boyayıp “benim hikayemde gökyüzü bu renk, kedi bu renk vs.” diyordu; resim yaparken eğleniyordu. Aralık 2023’de onu okuldan tamamen aldığımızda “gökyüzü mavi olur anne” diyor ve çizimleri standart. Çizerken görev gibi yapıyor ve eskisi kadar çizerken eğlenmiyor.
Öz Bakım Zayıf
Bizim örneğimizde özbakım çok kötüydü hatta iddialı olacak ama, butik anaokullarında çocukların öz bakımlarıyla çok daha fazla ilgilendiklerini gözledim.
Kendi deneyimlerimizden birkaç örnek vererek bu bölümü bitireyim: Bunca okul makyajına rağmen geçen sene kışın neredeyse her ay antibiyotikli ateşli hastalık yaşadık. Öz bakım çok çok zayıftı, aylarca koyduğum çanta aynen geri geldi, kıyafetleri değiştirilmedi. Bir gün beline kadar üstü ıslakken okula vermek zorunda kaldım ve kapıdaki kişi oğlumun üstünü hemen değiştireceklerine söz verdi ama akşam aynı kıyafetlerle geri aldım. Burun tıkanıklığı sorunu olduğumuzu her söylediğimizde sınıf öğretmeni ilk defa duyuyormuş gibi yaptı ve burun spreyini bir kez bile kullanmadı. Son ayında biz bastırınca bir kere burnun tıkalı mı diye sormuşlar. Sınıf öğretmeni bunları söylediğimde “ben öğretmenim, görevim eğitim vermek” diyerek açıkladı. Ayakkabısını kaybedip sonra buldular gibi gibi.. pek çok örnek var.
Gerçi bu sorunlar bizim öğretmene göre anlamsız çünkü onun işi “eğitim vermek”, çocuğun öz bakımı veya akranlarıyla ilişkisi onun işi değilmiş. Vicdan yahu, bunları kayıt esnasında söylesenize? Bir kişi de “burası okul, bizler bakıcı değiliz, oğlunuzun tek başına yapamadığı şeyler varsa gündüz bakım evine yazdırın” demedi ki. Bize sınıf annelerini anlattılar. O zaman sınıf annesi ne yaptı bizim gönderdiğimiz okulda? Bu arada, bizim örneğimizde sınıf annesi de o sene çalışmaya yeni başlayan bir acemiydi.
Peki Bizce Bu Özel Kurumsal Anaokulları?

Bizim örneğimizdeki özel kurumsal anaokullarının verdiğimiz ücretin yarısını bile hak etmediğini düşünüyorum. Bize ciddi zaman kaybı yaşattılar. Bizim örneğimizde parayı tek hak edenler sadece branş öğretmenleriydi. Oğlum onların sayesinde Almancayı çok sevdi.
Bu yazı özel kurumsal anaokulları hakkında kendi şahsi deneyimlerimize göre şekillendi. Herhangi bir şekilde bir kurumu hedef almadım. İstisnalar olabilir, farklı görüşler de olabilir. Bu gözlemler sadece “hareketli erkek çocuğu” olanlara da hitap edebilir.
Alakalı Yazılar
- Kreş, Gündüz Bakımevi ve Anaokulu Farkı -1
- Özel Kurumsal Anaokulları: Verdiğiniz Parayı Hak Ediyorlar mı? -2
- Butik Anaokullarında Görülen Sorunlar -3
- Pahalı Anaokulu ve Ucuz Anaokulu Arasındaki Fark -4
- Anaokulları Ne Sıklıkta Denetleniyor? Denetimler Yeterli mi? -5
- Anaokulu Öğretmenleri Ne Düşünüyor? -6
Anaokulu arayışında çocuğum için karar verirken bu tür bilgilere ihtiyacım olacak, henüz 2 yaşında ve sanırım 4 yaşında başlatacağım. Pahalı okullardan birine gönderecektim. Kafam biraz karıştı açıkçası. teşekkür ederim, bu yazıların devamını bekliyorum.
Bu yazı dizisinin tek amacı birkaç kişiye yardım etme umudu. Veliler üzerinden çocuklara yardım etme arzusu da diyebilirm. Özellikle biraz zeki ve hareketli erkek çocğu olanlar bizim gibi milyarlar harcayıp kendini hırpalamasın. Şu anda oğlum bir butik anaokuluna gidiyor. Bir ayda kendine geldi. Gönderdiğimiz “müthiş kurumsal” anaokulunun beceriksizlikleri bir yana okul oğlumun psikolojisini de bozuyordu. Aynı çocuk, neden başka bir okulda bu kadar mutlu? Neden hırçınlıktan yapamadığı jimnastikte iki haftadır atağa geçti ve övgüler alıyor? Yanlış yerlerde o kadar çok zaman kaybettik ki. Biz bir sene hem maddi hem manevi olarak çok yıprandık. Cesaret edebilirsem daha yazacağım çok şey var ama bazı yazılarımı yıllardır bizimle çalışan bir avukata gönderdik. Çoğuna onay çıkmadı. Onayladığı yazılardan da bu kadarını paylaşabiliyorum.
Samsun’un en pahalı anaokuluna gönderiyoruz. Bizde bu tip sorunlar olmadı. Şimdilik gayet memnunuz. Size katılabileceğim tek nokta öğretmenler olabilir. Ama şansımıza sınıf öğretmenimiz genç olmasına rağmen kızım onu çok seviyor. Her genç bir değil.
Ben de özel kurumsal anaokullarının bu kadar pahalı olmasına karşıyım. Bu kadar fiyat farkını hak edecek ne gibi avantajlar sunuyorlar gerçekten, bu merak ettiğim bir konu. Ayrıca, öğretmenin çocuğun mutluluğu üzerinde ne kadar etkili olduğu bilindiği halde gidip okulların dış cephelerine temizliğine takılıyoruz. Ben de kızımı anaokuluna verdim ama öğretmenin eğitim durumunu hiç sorgulamadım. Pahalı anaokulu bizim için zaten bir alternatif değildi ama anaokulu yazılarınızı okuyunca baya rahatladım aslında.
özel kurumsal anaokullarının birçoğu, verdiğiniz parayı hak etmiyor. Vasat öğretmenleri deneyimli diye anlatıyorlar. En kritik şey sınıf öğretmeni. okul istediği kadar kurumsal olsun, sınıfın içinde tüm süreci yöneten kişi sınıf öğretmeni. sınıf öğretmeni çocuğunuzu seviyorsa hiç sorun yaşamazsınız, çocuğunuzu susturulması gerekn bir haylaz olarak görüp zamanla çocuğunuzu sevmemeye başlarsa bir iki ay içinde o okuldan ayrılacağınızın garantisini verebilirm. Butik anaokulu kaba bir şekilde söyleyebilir ama özel kurumsal anaokulları sizi aylarca oyalayıp bol bol lafı ağızlarında geveler, sizi öyle bir seviyeye getirirler ki sanki kendi kararınızmış gibi çocğunuzu okuldan alırsınız. Oysa yönetim bunu iki ay önce planlamıştır. çok kibardırlar çoook