Çok dilli site yapmak özellikle ihracat hedefleyen yani ürünlerini yurtdışına satmak isteyenler için çok önemli. Yazımda sitenize ikinci hatta üçüncü, dördüncü, beşinci dilleri nasıl ekleyeceğinizi anlattım.
Yazı İçeriği
Bu Yazı Sadece Çok Dilli Site Yapmakla İlgili
Sitesinin direkt İngilizcesini yapmak isteyenlerimiz var. Benim gibi İngilizce dil bilgisi sayesinde para kazananlarda bu istek bastırılamayacak kadar güçlüdür. Örneğin e-ticaret sitesi açmak istiyorum ama siteyi direkt İngilizce açmak istiyorum çünkü ihracat veya yurtdışına satış bana daha cazip geliyor. Ama konumuz tek dilli site değil, çok dilli site.
Ayrıca İngilizce siteler, içerikleri de iyiyse, çok daha hızlı indeksleniyor. DMOZ kaydı yapılabiliyor. Sadece e-ticaret değil, bazı bloggerlar da direkt İngilizce site yapmak isteyebilir. Yazıda sadece çok dilli site yapımına odaklandım.
Çok Dilli Site Yapmak İçin Kullanılan Yöntemler
Sitenizin başka dillerde de yayın yapmasını, çok dilli site olmasını isteyebilirsiniz. Arkadaki motivasyonunuzu bilmiyorum. Hangi yöntem size daha kolay ve uygulanabilir gelirse o yöntemi kullanın.
Maddelere geçmeden önce ufak bir not düşeyim: doğru tema seçimi cidden önemli. Bazı temalar birkaç dilde olabiliyor. Kullandığınız temanın özelliklerini öğrenip işe başlayın.

1. Subdomain oluşturmak
2. WPML, Polylang gibi dil eklentileri kullanmak
3. Otomatik Google çevirisi yapan eklentiler kullanmak
4. Site yurtdışında yayın yapacağı için direkt yurtdışından bir hosting paketi alıp yepyeni İngilizce site açmak
Bu başlıklar arasında en hantal olanı, yepyeni site açmak. En uygun çözüm WPML veya Polylang eklentisini kullanmak. Google translate veya subdomain bence hiç kullanmayın.
Aşağıda tüm yöntemleri herkesin anlayacağı şekilde tek tek anlatacağım. Karar sizin.
Çok Dilli Site Yapmak İçin Subdomain
Çok dilli site yaparken subdomain yöntemini kullanacaksanız, bunu siteyi ilk açtığınızda yapmalısınız. İndekslendikten sonra yaparsanız ciddi indeks sorunları olur.
Subdomain=alt alan adı. Yani mevcut alan adınızın altında alt alan adları oluşturup bunlar üzerine alt siteler yapıyorsunuz. Örneğin sitenizin adı: sitem.com olsun. sitenizin adresi www.sitem.com olsun. Subdomain açıp İngilizce siteyi de bu siteye bağlamak istiyorsunuz, o zaman alan adınız, www.tr.sitem.com veya www.en.sitem.com gibi alt kategorilere bölünüyor.
Yani bu yöntemle ikinci, üçüncü dil ekleyecekseniz siteyi yapmaya yeni başlamış olmanız lazım. Oturmuş, hit alan sitede yapacaksanız kalıcı bağlantıları düzenlemeniz gerek. Evet mümkün ama acemiyseniz çok riskli.
Böyle durumlarda REDIRECTION isimli eklentiyi kullanmanızı öneririm. Kalıcı bağlantılarda değişiklik yapacaksanız, değişen tüm adresleri yeni adrese kalıcı olarak yönlendirmeniz gerekiyor (301 yönlendirmesi). Eklenti kullanmak istemezseniz Htaccess dosyasından da 301 kalıcı yönlendirme yapabilirsiniz.

İlk defa wordpress sitesi kuruyorsanız kesinlikle söyleyebilirim ki, çok dilli site yaparken kullanılan bu alternatifi biraz daha deneyimlilere bırakın 🙂
Örneğin yukarıdaki resme bakalım. Siteniz www.sitem.com olsun. yukarıdaki örnekte subdomain kullanılarak www.satis.sitem.com olmuş. İngilizce yapacak olsaydınız www.en.sitem.com olacaktı. Çok fazla şubeniz vs var ve çok fazla kurumsallaşmış iseniz neden olmasın (zaten bu sayfada işiniz de yok). Ama kendi küçük işletmenize site yapıyorsanız satis veya magaza sayfasını site içindeki ana menüde gösterebilirsiniz (bunun ismi de subdirectory=alt dizin).
Özetle, şahsen kullanmam. Zaten sitelere girdiğimde örneğin blog için veya örneğin destek birimi için beni başka bir alan adına yönlendirmesi vs kullanıcı olarak hoşuma gitmiyor. Her şey tek bir sitede olsun istiyorum, şahsi tercihim de bu yönde.
WPML Multilingual CMS veya Polylang Eklentileri
Bu iki eklenti ile sitenizi bir veya daha fazla dilde de yayınlayabilirsiniz. Pek çok sitede ikisini karşılaştıran makaleler bulabilirsiniz. Genel olarak WPML çok dilli site yapımında en çok önerilen eklentidir.

Bu nedenle ben de WPML aldım. Ancak daha ilk kuruluşta eklenti muhtemelen temam ile uyumsuzluk yaşadı. Eklenti çalıştı ama bayrak işareti ana sayfada çıkmadı. Çözülemeyecek bir sorun değil, çözerdim de. Benim sıkıntım bu konuda yardım alabileceğim kişilere ulaşmak konusunda oldu. Çok sinirlenip aynı gün para iadesi istedim.
WPML Eklentisi 79 Dolar Ama Aldığınız Destek Sıfır!
Olayı anlatayım. Eklenti zaten 79 Dolar yani ucuz bir eklenti değil. Bu ücreti 1 yıl için ödüyorsunuz ve sınırsız sitede kullanılabilir. Bazı eklentilerin bazı temalarla uyum sağlamadığını herkes biliyor. Böyle durumda eklentinin yazarlarına soru sorarsın ve onlar da sana yol gösterirler. Teknik destek çok önemli. Sadece acemiler değil, yıllarca bu iş yapmış olanlar da bazen desteğe ihtiyaç duyar.
WPML web sitesine müşteri olarak giriş yaptığımda soru soracak alan bulamadım. Resmen soru sormayı zorlaştırmışlar. Dil bilip bilmemekle de alakası yok. Site sürekli ücretli teknik desteğe yönlendirdi. Her ülkeden binlerce yazılımcı veya site yapıcısı kişiler oraya üye olmuş. Kendilerini tanıtan kısa bir yazıları var, oraya tıklıyorsun sonra bir bakıyorsun ki aslında bu sayfalar fiyat almak içinmiş.
Ayrıca teknik destek ekibine istesem ben bile kaydımı yapabilirim çünkü başında basit bir anket var, ankette kendini deneyimli gösterip kayıt açabilirsin. Düşünsenize birilerinin bana WPML ile teknik soru sorduğunu? Üstelik soruyu sorabilmesi için bana önce ödeme yapması lazım:) Düşünce olarak güzel bir sistem ama işin içine ekstra para girince hoş olmuyor. En azından ilk gün!
WPML Canımı Çok Sıktı, Polylang Daha Sorunsuz Görünüyor
WPML çok dilli site eklentisinde para iadesi istediğimde hemen bana link gönderdiler ve destek bileti açabileceğimi yazdılar. Tekrar siteye girdim ve yine destek bileti açamadım. Sonra da onlara uzun bir mail atıp, destek biletiyle ilgili bu zorlaştırmalarının olası sonuçlarını anlattım. Daha yeni para vermişim, en azından 1 hafta bana destek ver ki ürününü kullanayım.
Neyse, eklentiden nefret ettim. Arka panel gayet düzgün çalışıyordu. Tüm yazılara ikinci dil kutuları açıldı, herşey tam istediğim gibiydi, ana sayfayı da “menüye bağlantı ekle” ile hallederdim ama iade istedim ve 5 gün sonra da ödediğim parayı geri aldım.
Eklentiyi sildikten 1 yıl sonra onca veritabanı temizliğine rağmen halen WPML tabloları duruyordu. Yani en bilinen veritabanı temizliği eklentileri ve veritabanı temizleme kodları ile silinemeyen tablolar ekliyor. Kullanmadan önce iyi düşünün, şimdiki aklım olsa Polylang ile başlardım. Belki de sitem iki dilliydi.
Woocommerce – WPML İlişkisi
WPML eklentisini woocommerce isimli bir e-ticaret yazılımı firması sağlıyor. Woocommerce kendi içinde çok başarılı bir ücretsiz e-ticaret eklentisi ancak bu eklentiyi yapan ekibin, woocommerce çalışsın diye hazırladıkları WPML gibi eklentiler çok pahalı. Parayı ödeyince daha iyi hizmet alırsınız sanıyorsunuz ama olmuyor, kolayca destek bileti bile açamıyorsunuz.
Keşke polylang deneseydim diye düşündüm ama WPML canımı çok sıktı, bu nedenle yepyeni bir maceraya girdim
Çok Dilli Site için Otomatik Çeviri Eklentileri
GTranslate isimli bir eklenti ile sitenizdeki çevirileri google aracılığıyla yapabiliyorsunuz. Ancak bu google çevirilerinin bir sorunu var, çevirilerdeki bariz hataları bile düzeltemiyorsunuz. Hayatının önemli bir bölümünü profesyonel makale çevirisine adamış birisi olarak, bu benim için hiç bir zaman bir seçenek olmadı.
Nispeten basit ve eğlenceli siteler için düşünülebilir ama kurumsal sitelerde veya blog/site üzerinden para kazanmak isteyenler için iyi bir alternatif değil. Google+’yı kaldırdığı için Google’a hala kızgınım, bine yakın yorumum gitti. Bu hizmetlerini de aniden kaldırmaya karar verebilirler.
Çok Dilli Site Yapmak için Yabancı Hosting Firmalarıyla Çalışmak
WPML faciasından sonra hata yapmaya devam ettim. Neden hata diyorum çünkü Polylang eklentisini denemeliydim. Yaşadıklarım tam olarak öfkeyle kalkan zararla oturur atasözüne uyuyor
Yararlandığım, okuduğum pek çok web sitesinde hatta facebook üzerinde bile Hostgator reklamlarını görüyorum. Hostgator, bizdeki Turhost, Natro, Veridyen gibi bir hosting firması.

Kıyaslama yapmam gerekirse, bizde Turhost ve Natro ne kadar pahalıysa yurtdışı için de Bluehost o kadar pahalı. Bu firmaların isimlerini WordPress’in önerdiği hosting firmaları listesinden buluyorum. Yani sadece reklama bakarak seçmiş değilim. Ayrıca seyrettiğim videodan %60 indirim kazanmıştım, bu nedenle de Hostgator’u seçmiştim.
Param olsaydı Bluehost alırdım, hostgator’ın yarısı kadar bile şikayet yok.
Okuma açısından İngilizce sitelerle Türkçe siteler benim için aynı, çoğu zaman hangi dilde okuduğumu fark etmiyorum bile. Kolayca hosting paketini satın aldım. Mailleri kurdum, wordpressi kurdum, herşey güzel ama satın aldığım halde https:// çalışmıyordu.
Hostgator’da direkt destek bileti açamıyorsunuz, önce o benden bile vasıfsız operatörlerle canlı chat yapmanız lazım. Canlı chat öncesinde sorunu yazıyorsunuz ya, insan karşısına bu sorunu iyi bilen birisinin çıkacağını düşünüyor ama öyle olmuyor. Bu https:// konusu için toplamda 1,5 saat beni oyaladılar.
Yabancı ülkede sitenizin çalışmasının bana göre en önemli avantajı şu. Yurtdışına gerçekten bir şeyler satacaksanız sunucuların da yurtdışında olması gerekiyor. Siteniz yayını Türkiye’den yapmamalı.
Tabii şu da var. Türkiye’den yayın yapıp CDN kullanabilirsiniz, hemen hemen aynı fiyatlara gelir. CDN, bir sitenin giriş yapıldığı yerdeki sunucudan yayın yapmasını sağlayan bir sistem ve benim bildiklerim ücretli. Aslında CDN sıradan bir site için bile düşünülebilir. Örneğin siz Mardin’desiniz, ziyaretçilerin çoğu İstanbul’dan geliyor. CDN kullanarak İstanbul’dan sitenize giriş yapanların İstanbul sunucuları üzerinden sitenizi yüklemesini sağlıyor. Süper bir özellik çünkü internet sitesinde hız en önemli unsurlardan biri bana göre.
Amazon.com sitesinin yaptırdığı bir araştırmayı okumuştum. Site 1 saniye hızlı açıldığında satışlar bilmem %kaç artmıştı. Maalesef kaynağını hatırlamıyorum ama hızın direkt para demek olduğunu biliyorum.
Umarım teknik bilgiler kullanmadan (zaten bazı konularda istesem de kullanamam) çok dilli site yapmak hakkında size biraz fikir ve ilham verebilmişimdir.
Bunları da okuyabilirsiniz
Cpanelde Mail Açma, Toplu Mail: WordPress site kurulumu, tema seçimi ve eklentilerden sonra mail açma, mail yönlendirme, Mailchimp toplu mail atma, üyelik eklentisi konuları
Temayı Türkçe yapma – eklentisiz: Yazıda temayı Türkçe yapma konusunda basit adımlardan oluşan bir rehber yer alıyor. Sitenizi eklentisiz tamamen Türkçe yapmayı anlattım
Site Adresi Değiştirmek – Eklentisiz: Trafik kaybetmeden, seo zarar görmeden ve sorunsuz site taşımak, site URL’sini değiştirmek veya başka deyişle site adresi değiştirmek mümkün. Bunun için tüm aşamaları eksiksiz yapmalısınız.